|
İlk durak Eyüp'teki
kahvaltı salonu.
İstanbul'da 20'den fazla
Van kahvaltı salonunun
olduğunu Eyüp'teki Van
kahvaltı salonunun
sahibi Hüsnü Aygün'den
öğreniyoruz. Bu
mekanlarının
sahiplerinin hepsi de
Vanlı ve birbirlerini
tanıyan insanlar. Hüsnü
Bey, salon sahipleri
arasında bir rekabetten
çok dayanışma olduğunu
düşünüyor. Bunun
sebebini de maddi kazanç
elde etmenin yanı sıra
çok sevdikleri
memleketlerinin
kültürünü de bir nebze
olsun Anadolu insanına
tanıtmak olmasına
bağlıyor. Hatta kahvaltı
salonu sahiplerinin
bağlı bulunduğu bir
dernek bile varmış.
Hüsnü Bey, Türk insanını
günün en önemli öğünü
olan kahvaltıya gereken
ihtimamı göstermediğini
savunuyor. Kahvaltı
salonu işletmecilerinin
bir amacının da da
mükellef bir kahvaltıyla
güne başlayan insanlara
zindelik kazandırmak
olduğunu anlatıyor.
İkinci olarak da,
İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'nin hemen alt
sokağındaki salona
misafir oluyoruz.
Salonun sahibi,
İstanbul'da açılan ilk
Van kahvaltı salonunun
ve "Van Kahvaltısı"
isminin patent sahibi
olan İrfan Orak. Van
kahvaltısının hasının
Van'da yapılacağını ama
kendi kahvaltı
salonlarının Van'daki
salonlardan da geri
olmadığını söylüyor.
Hatta kendi ürünlerinin
kalite bakımından daha
önde olduğunu iddia
ediyor. Çünkü bu salonda
müşterilere sunulan
bütün ürünleri kendileri
imal ediyorlarmış. Balı,
Van'da bulunan
kovanlarından elde edip,
kaymağı ise katkısız
manda sütüyle yayıkta
yapıyorlarmış. Peyniri
ise tanıdıkları ve
temizliklerine
güvendikleri ailelere
yaptırıyorlarmış. Van
kahvaltısının önemli
unsurlarından biri olan
"kavut"u Van'dan
getirmeleri durumunda
müşterinin
beğenmeyeceğini, çünkü
bu kavutun çiğ un
koktuğunu dile getiren
İrfan Orak, "Kendi
kavutumuzu kendimiz
yaptığımız için o
rahatsızlık verici koku
olmuyor. Kendim
memnuniyetle
tüketmediğim herhangi
bir ürünü müşterime
sunmuyorum." diyor.
Vanlı erkeklerin
inceliği
Van'a gidenlerin orada
tadıp da damaklarında
kalan tadı anlata anlata
başkalarının da merak
etmesine sebep oldukları
Van kahvaltısı, işlerine
çok erken giden Van
erkeklerinin inceliği
sebebiyle ortaya çıkmış.
Vanlı erkekler,
hanımları erken uyanarak
yorulmasınlar diye
kahvaltılarını
genellikle evlerinde
değil de çarşıda,
pazarda yaparlarmış. Bu
durum Van'da birçok
kahvaltı salonunun
açılmasına ve zaman
içerisinde bir kahvaltı
kültürünün oluşmasına
sebep olmuş. Bu
kahvaltıya alışan
erkekler, evlerinde
oldukları zamanlarda da
alışık oldukları
lezzetlerin hepsini bir
arada istemeye
başlayınca, bu kültür
evlere de mâl olmuş.
Kahvaltı sofrasında
neler var?
Murtuğa, kuru cacık-tereyağ,
otlu peynir, kavut,
bal-kaymak, çörek,
gencirük gibi
kahvaltılıklar Van
kahvaltı sofrasının
çeşitlerinden bazıları.
Hatta çoğu zaman bu
sofrada sadece Van
Gölü'ndeki tek balık
türü olan ve sadece
burada yetişen inci
kefali tuzlaması da
bulunur. Bu tuzlama
kahvaltıda balık yemeye
alışkın olmayan
müşterilerden talep
gelmediği için
İstanbul'daki salonlarda
bulunmuyor.
İstanbul'daki Van
kahvaltı salonlarında,
Diyarbakır, Kars,
Çanakkale gibi yörelerin
de ürünleri bulunuyor.
Van kahvaltısı adı
altında tüketiciye
sunulan şey aslında, çok
fazla seçeneğin bir
arada sunulduğu bir
kahvaltı. İsminin Van
olması, bu şekildeki
kahvaltı salonlarının
ilk kurulduğu yerin
orası olmasından
geliyor.
***
Murtuğa, kavut ve
gencirük...
OTLU PEYNİR:
Koyun sütünden elde
edilmiş peynirin yapım
aşamasında, Van yöresine
has ve ilkbaharda
yoplanmış 25 ayrı çeşit
yenebilir otun bir araya
gelmesi ile oluşur. Bu
peynirin yapım
aşamasındaki bazı
mayalama farklılıkları
ile kullanılan otların
çeşidinin
sınırlandırılmasıyla
kuru cacık elde edilir.
MURTUĞA: Tavada
kızdırılan tereyağına
kepekli köy unu ilave
edilip pembeleşene kadar
pişirilir. Bu kızartmaya
kararınca yumurta ilave
edilip omlet şeklinde
servis ediyor.
KAVUT: Kaliteli
buğdayın kavrulduktan
sonra öğütülmeyle elde
edilen kavut ununun
ezilerek krema kıvamına
getirilmiş tereyağına
karıştırılması ve tuz
ilave edilmesiyle elde
edilir. Kavut ununun
murtuğa yaparken
kullanılması da
mümkündür.
GENCİRÜK: Kavutla
yapılmış murtuğaya
verilen bir isimdir.
Kaynak
:
ZAMAN, 02.10.2009 |